Konu anlatımı
- Kader ve Kaza İnancı
- İnsanın İradesi ve Kader
- Kaderle İlgili Kavramlar
- Bir Peygamber Tanıyorum: Hz. Musa (as)
- Bir Ayet Tanıyorum: Ayete'l-Kürsi ve Anlamı
Kader ve Kaza İnancı
Evrende en küçük hücreden galaksilere kadar her şey bir ölçü, düzen ve ahenk içindedir. Bu düzenin oluşması ve işleyişi Yüce Allah'ın dilemesi ve takdiriyle gerçekleşir.
KaderAllah'ın sonsuz ilmi ve kudretiyle, evrende gerçekleşecek her şeyi ezelde takdir etmesi; her şeyi önceden bilip bir plana göre düzenlemesi; Allah'ın (cc) sonsuz ilmi ve kudretiyle başlangıçtan sona evrende gerçekleşecek olan her şeyi takdir etmesidir. İnsanların özgür iradeleriyle yapacaklarını önceden bilmesi ve bir plana göre düzenlemesine de kader denir.
KazaEzelde bilinen ve takdir edilen şeyin, zamanı ve yeri gelince Allah tarafından yaratılması ise ezelde takdir edilen şeyin, zamanı ve yeri geldiğinde Allah (cc) tarafından yaratılmasıdır. Örneğin yer çekimi kuvveti kaderle ilgiliyken, yüksekten bırakılan bir cismin yere düşmesi kazaya örnektir.
Kaza ve Kader İman Esasıdır
Kaza ve kadere inanmak İslam'ın altı iman esasından biridir. Bunu, Cebrail (as) ile Hz. Peygamber arasında geçen şu konuşmadan anlıyoruz:
"(İman) Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve ahiret gününe iman etmendir. Bunun yanında hayrı ve şerriyle kadere inanmandır."
(Müslim, İman, 1)
Kader ve kaza inancı, Allah (cc) inancının bir sonucudur; çünkü Allah sonsuz ilmi ve iradesiyle her şeyi kuşatmış, kudretiyle bütün varlıklardan üstün olmuştur.
Sünnetullah (Evrendeki Yasalar)
Yüce Allah, evrendeki uyum ve düzeni sağlamak için bazı yasalar koymuştur. Bu yasalara sünnetullahAllah'ın evren ve içindeki canlı-cansız tüm varlıklarla ilgili koyduğu değişmez kurallar; âdetullah da denir (âdetullah) denir. Sünnetullah üç grupta incelenir:
Fiziksel yasalar: Madde ve enerjiyle ilgili yasalardır. Su döngüsü, çekim yasası, Dünya'nın dönmesiyle gece-gündüzün, Güneş'in etrafında dolanmasıyla mevsimlerin oluşması bunlardandır.
Biyolojik yasalar: Canlılarla ilgilidir. Canlıların doğması, çoğalması, gelişmesi ve ölmesi bu yasalar çerçevesinde gerçekleşir.
Toplumsal yasalar: Olay ve olgular arasındaki sebep-sonuç ilişkisini ifade eder. Kur'an kıssalarında; tevhide, doğruluğa ve adalete uyan toplumların düzen içinde yaşadığı, uymayanların kargaşa ve felaketlerle karşılaştığı anlatılır.
Kısa Kontrol
1. Allah'ın sonsuz ilmi ve kudretiyle, evrende gerçekleşecek her şeyi ezelde takdir etmesine ne ad verilir?
2. "Yüksekten bırakılan bir cismin yere düşmesi" aşağıdaki kavramlardan hangisine örnektir?
3. Allah'ın evren ve içindeki tüm varlıklarla ilgili koyduğu değişmez kurallara sünnetullah denir.
İnsanın İradesi ve Kader
İnsan; akıllı ve irade sahibi olması bakımından diğer canlılardan farklı yaratılmıştır. Bu durum onu davranışlarından sorumlu kılar. Kader de insanın akıl, irade ve sorumluluk sahibi olmasıyla yakından ilgilidir.
İradeDileme, tercih etme, karar verme ve bunun için gerekli güç ve yeteneğe sahip olma; dileme, tercih etme, karar verme ve bunlar için gerekli güç ve yeteneğe sahip olmayı ifade eder. İrade külli ve cüzi olmak üzere ikiye ayrılır.
Cüzi İrade ve Külli İrade
Cüzi iradeAllah'ın insana verdiği sınırlı özgürlük ve tercih etme kabiliyeti, Allah (cc) tarafından insana verilen sınırlı özgürlük ve tercih etme kabiliyetidir. Yürümek, oturmak, konuşmak, çalışmak, ibadet etmek, iyi ya da kötü olandan birini seçmek insanın cüzi iradesiyle yaptığı davranışlardır.
Külli iradeAllah'ın mutlak ve sınırsız iradesi; her şeye hâkim olan irade ise Allah'ın (cc) istediğini dilemesi ve seçmesi demek olan mutlak ve sınırsız iradesidir. Vücudumuzdaki sistemlerin irademizden bağımsız çalışması; hangi anne babadan, hangi ırktan ve nerede doğacağımız; boyumuz, göz ve saç rengimiz gibi fiziki özellikler külli irade kapsamındadır. İnsan, tercih edemediği bu durumlardan sorumlu tutulmaz.
İnsanın Tercihi ve Allah'ın İlmi
Yüce Allah, insana iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırt edecek özellikler vermiştir. İnsan kendi iradesiyle doğru ya da yanlışı tercih eder; onun tercihlerine göre de Allah (cc) o fiilleri yaratır. Allah sonsuz bilgisiyle insanın hangi davranışı seçeceğini önceden bilir; ancak bu bilgisinin kişinin tercihi üzerinde bir etkisi yoktur.
"Kim doğru yolu seçerse bunu ancak kendi iyiliği için seçmiş olur; kim de doğruluktan saparsa kendi zararına sapmış olur. Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü üstlenmez..."
(İsrâ suresi, 15. ayet)
Sorumluluk
SorumlulukKişinin kendi davranışlarının ya da yetki alanına giren bir olayın sonuçlarını üstlenmesi; kişinin kendi davranışlarını veya yetki alanına giren bir olayın sonuçlarını üstlenmesidir. Sorumluluk, hesap vermeyi de beraberinde getirir.
İnsan; kaderi suçlayarak "Alın yazım buymuş, talihim karaymış." gibi kalıplaşmış bahanelerle sorumluluktan kurtulamaz. Kişi; aklı, ilmi ve iradesi sayesinde tercihlerini doğru yönde yaparak, seçimlerinin onu mükâfata mı yoksa cezaya mı götüreceğinin farkında olmalıdır.
Kısa Kontrol
1. Aşağıdakilerden hangisi insanın cüzi iradesiyle yaptığı bir davranıştır?
2. Allah'ın, insanın hangi davranışı seçeceğini önceden bilmesi ile ilgili doğru ifade hangisidir?
3. İnsan, "Alın yazım buymuş." diyerek yaptığı yanlış tercihlerin sorumluluğundan kurtulabilir.
Kaderle İlgili Kavramlar
Ecel, ömür, rızık, tevekkül, hayır, şer, başarı, sağlık ve hastalık kaderle ilgili kavramlardır. Halk arasında ise alın yazısı, talih, baht, kısmet ve şans gibi kavramlar kader yerine kullanılır. Doğru kader inancı, bu kavramların anlamlarını bilmek ve aralarındaki ilişkiyi sağlıklı biçimde kurmakla oluşur.
Ömür ve Ecel
ÖmürCanlının doğumundan ölümüne kadar geçen sınırlı zaman dilimi; canlının doğumundan ölümüne kadar geçen sınırlı zaman dilimidir. EcelÖmrün sona erdiği an ise ömrün sona erdiği andır. İnsanın ne zaman doğacağı, ne kadar yaşayacağı ve ne zaman öleceği Allah'ın (cc) takdirindedir. Yalnızca insan değil; bitkilerin, hayvanların, hatta evrenin de bir ömrü ve sonu vardır.
"Yeryüzünde bulunan her şey fânidir. Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zâtı bâki kalacaktır."
(Rahmân suresi, 26-27. ayetler)
Rızık
RızıkAllah'ın canlıların hayatını sürdürmesi için yarattığı maddi ve manevi bütün nimetler; Allah'ın (cc) canlıların hayatını sürdürebilmeleri için yarattığı nimetlerdir. Yediklerimiz, içtiklerimiz, giydiklerimiz, teneffüs ettiğimiz hava, bilgi ve hikmet Allah'ın bahşettiği rızıklardır. Allah'ın rızık veren ismi RezzâkAllah'ın, yarattıklarına her türlü rızkı bol bol veren ismi'tır.
Rızkın kaynağı Allah'tır; ancak onu elde etmek için çalışıp çabalamak gerekir. İslam, rızkın helal yoldan kazanılmasını ister; hırsızlık, gasp, kumar ve şans oyunlarından elde edilen gelirler haramdır. "Çaba harcamadan Rızkımı Allah verir." diyerek beklemek doğru kader anlayışıyla bağdaşmaz.
Tevekkül
TevekkülKişinin üzerine düşen görevleri yapıp her türlü önlemi aldıktan sonra Allah'a dayanıp güvenmesi ve sonucu Allah'tan beklemesi; kişinin yapacağı işlerde kendisine düşen görevleri yerine getirip her türlü önlemi aldıktan sonra Allah'a (cc) dayanıp güvenmesi ve sonucu Allah'tan beklemesidir.
Derslerine çalıştıktan sonra başarı için dua eden bir öğrenci, tohumu ektikten sonra bol ürün bekleyen bir çiftçi doğru tevekkül örneğidir. Hz. Peygamber de bir kişiye "Önce deveni bağla, sonra Allah'a tevekkül et." buyurmuştur. Hicret sırasında Sevr Mağarası'na sığınarak tedbir alması da bunun örneğidir. Tedbirsiz bir tevekkül anlayışı İslam'a aykırıdır.
Başarı, Sağlık ve Hastalık
Başarı: Bir işte elde edilen iyi ve yararlı sonuçtur. Hiçbir başarı kendiliğinden gelmez; planlı ve düzenli çalışmayla elde edilir. Zorluklar karşısında "Talihsizim, bahtsızım." diyerek gayreti bırakmak yanlıştır.
Sağlık ve hastalık: Sağlık en büyük nimetlerdendir. İnsan, sağlığını korumak için önlem almalı; yediğine içtiğine dikkat etmelidir. Hasta olunca "Kaderimde ne varsa o olur." diyerek tedaviyi ihmal etmek doğru kader anlayışıyla bağdaşmaz. Hz. Peygamber, "Ey Allah'ın kulları, tedavi olunuz! Çünkü Allah her hastalığın şifasını yaratmıştır." buyurmuştur.
Hz. Ömer, Şam'da veba salgını olduğunu öğrenince ordusuyla Medine'ye dönmüş; "Allah'ın bir kaderinden diğer kaderine kaçıyoruz." demiştir. Hz. Peygamber de "Bir yerde veba olduğunu işitirseniz oraya girmeyin; bulunduğunuz yerde çıkarsa oradan çıkmayın." buyurmuştur.
Kısa Kontrol
1. "Ömrün sona erdiği an" anlamına gelen kavram hangisidir?
2. Aşağıdakilerden hangisi doğru tevekkül anlayışına örnektir?
3. Hasta olan bir kişinin "Kaderimde ne varsa o olur." diyerek tedaviyi bırakması doğru kader anlayışıyla bağdaşır.
Bir Peygamber Tanıyorum: Hz. Musa (as)
Hz. Musa kıssası, Kur'an-ı Kerim'in birçok suresinde yer alır. Bu kıssaların amacı, geçmişte yaşanan olaylardan ders çıkarılmasıdır. Peygamberlerin ortak mesajı; Allah'a (cc) kulluk etmek, hakka uygun ve adaletli davranmak, ahiret hayatının varlığına inanmaktır.
Hz. Musa, Allah'a isyanda aşırı gitmiş bir topluma peygamber olarak gönderilmiştir. Mısır'da dünyaya gelmiştir. O doğduğunda Firavun, İsrailoğullarının erkek çocuklarını öldürtüyordu.
Sandıkta Nehre Bırakılışı
Allah (cc), Hz. Musa'nın annesine, onu emzirmesini; başına bir şey gelmesinden korktuğunda ise korkmadan nehre bırakmasını vahyetti. Anne, çocuğunu bir sandıkla nehre bıraktı. Sandık, Firavun'un sarayının önünde kıyıya vurdu. Firavun onu öldürmek istese de karısı çocuğa merhamet etti.
Çocuk getirilen hiçbir sütanneyi emmedi. Böylece Hz. Musa, Allah'ın (cc) takdiriyle Firavun'un sarayında öz annesinin sevgi dolu ellerinde büyüdü.
Peygamber Olarak Görevlendirilmesi
Delikanlı olduğunda Hz. Musa, kavga eden iki kişiyi ayırırken yanlışlıkla bir Mısırlının ölümüne sebep oldu; tövbe etti ve Medyen'e gitti. Yaklaşık on yıl sonra Mısır'a dönerken Yüce Allah onu peygamber seçtiğini bildirdi ve Firavun ile halkını Allah'ın birliğine inanmaya davet etmekle görevlendirdi. Kardeşi Hz. Harun'u da ona yardımcı verdi.
Hz. Musa, Allah'ın izniyle mucizeler gösterdi: asasını yere bırakınca asa kocaman bir yılana dönüştü; koynundan çıkardığı eli nur gibi parladı. Bu mucizeler karşısında Firavun'un topladığı sihirbazların bütün çabaları boşa gitti.
Kızıldeniz ve Altın Buzağı
Firavun iman etmedi ve zulme devam etti. Hz. Musa, İsrailoğullarını toplayarak Filistin'e doğru yola çıktı. Firavun ve ordusu peşlerine düştü; Kızıldeniz kıyısında yetiştiler. Allah'ın izniyle deniz yarıldı, İsrailoğulları karşıya geçti; Firavun ve ordusu ise denizde boğuldu.
Hz. Musa, Sina Dağı'nda kırk gün kalıp ilahi emirleri aldığı sırada İsrailoğulları, Sâmirî önderliğinde altından bir buzağı yapıp ona tapmaya başladı. Hz. Harun onları engellemeye çalıştıysa da dinlemediler. Dönüşünde Hz. Musa çok öfkelendi, buzağıyı parçaladı. Daha sonra İsrailoğulları, Filistin'e girmek için mücadeleden kaçındıkları için çölde yıllarca dolaşmakla cezalandırıldı.
Hz. Musa'nın kıssası; sabır, kararlılık ve zalim bir kral karşısında Allah'a güvenerek onurlu bir tavır sergilemenin örneğidir.
Kısa Kontrol
1. Hz. Musa hangi hükümdara ve halkına karşı tevhit mücadelesi vermiştir?
2. Hz. Musa'ya peygamberlik görevinde yardımcı olarak verilen kardeşi kimdir?
3. Hz. Musa Sina Dağı'ndayken İsrailoğulları, Sâmirî önderliğinde altından bir buzağı yapıp ona tapmıştır.
Bir Ayet Tanıyorum: Ayete'l-Kürsi ve Anlamı
Ayete'l-KürsiBakara suresinin 255. ayeti; içinde 'kürsi' kelimesi geçtiği için bu adı alır, Bakara suresinin 255. ayetidir. İçinde "kürsi" kelimesi geçtiği için bu adı almıştır. Ayette Allah'ın (cc) yüce sıfatları ve eşsiz gücü konu edilir.
Ayet, İslam inancının temeli olan tevhit vurgusuyla başlar. Ardından Allah'ın daima diri olduğuna; ilminin, iradesinin ve kudretinin her şeyi kuşattığına değinilir. Kâinatın yegâne sahibinin Allah olduğu ve bütün işlerin ancak O'nun takdiriyle gerçekleşeceği dile getirilir.
Ayete'l-Kürsi'nin Anlamı
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
"Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, daima diridir (Hay), bütün varlığın idaresini yürütendir (Kayyûm). O'nu ne uyuklama tutar ne de uyku. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmadan O'nun huzurunda şefaat edecek olan kimdir? O, kullarının önlerinde ve arkalarında ne varsa hepsini bilir. Onlar ise O'nun dilediği kadarından başka ilminden hiçbir şey kavrayamazlar. O'nun sonsuz kudreti gökleri ve yeri kaplar. Onları görüp gözetmek O'na ağır gelmez. Gerçekten yüce ve büyük olan yalnızca O'dur."
(Bakara suresi, 255. ayet)
Ayete'l-Kürsi'nin Fazileti
Hz. Muhammed (sav) şöyle buyurmuştur: "Bir farz namazın ardından Ayete'l-Kürsi'yi okuyan kimse, sonraki namaza kadar Allah'ın himayesindedir." Bu hadis ışığında vakit namazlarından sonra koruma ve yardım için Ayete'l-Kürsi okunur.
Hz. Peygamber; güne başlarken, gece yatarken ve her namazdan sonra Ayete'l-Kürsi'yi okumayı tavsiye etmiştir. Bu ayetin anlamı üzerine tefekkür ederek sık sık okunması gerekir.
Kısa Kontrol
1. Ayete'l-Kürsi, Kur'an-ı Kerim'de hangi surenin kaçıncı ayetidir?
2. Ayete'l-Kürsi öncelikle hangi inanç esasını vurgulayarak başlar?
3. Hz. Peygamber, Ayete'l-Kürsi'nin özellikle farz namazlardan sonra okunmasını tavsiye etmiştir.