Geleneğimizde Dinin İzleri
Bir toplumun maddi ve manevi değerlerinin bütününe kültürBir toplumun maddi ve manevi değerlerinin bütünü denir. Toplumun uzun sürede oluşturup benimsediği, yazılı olmayan kurallara ise örf ve âdetToplumun uzun sürede oluşturup alışkanlık hâline getirdiği, yazılı olmayan kurallar; gelenek-görenek denir.
Din, insan hayatına yön veren temel unsurlardandır; bu yüzden geleneklerimizin içinde birçok dinî öge bulunur. Yeni doğan bebeğin sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okunması; asker uğurlarken tekbir getirilip dua edilmesi; gelinin çeyizine Kur'an-ı Kerim konması bu geleneklerdendir.
Yaygın Geleneklerimiz
Kız isteme, mevlit okutma, taziye ziyareti, isim koyma, asker uğurlama, düğün ve sünnet merasimi yaygın geleneklerimizdendir.
Mevlit: Doğumda, ölümde, sünnette, asker uğurlamada, kandil gecelerinde ve hac dönüşünde okutulur. Kur'an'dan sureler ve Mevlid-i Şerif'ten bölümler okunur, dua edilir; sonunda gül suyu ve şeker dağıtılır.
Düğün: Kız istenirken "Allah'ın emri, peygamberin kavliyle." denir; nikâhta çiftin mutluluğu için dua edilir ve ikramlarda israftan kaçınılır.
Asker uğurlama: Gencin omzuna bayrak asılır, eline kına yakılır, dua edilir; şehitler rahmetle anılır, gazilere şifa dilenir.
Taziye: Yakını vefat edene başsağlığı dileme ve sabrı tavsiye etmedir. Komşular cenaze evine yemek götürür; yakın çevrede cenaze varsa düğün ve sünnet merasimi ertelenir.
Bayramlar ve Kandil Geceleri
Ramazan ve Kurban Bayramları; yetimlerin gözetildiği, dostluk ve kardeşlik bağlarının güçlendiği günlerdir. Arife ve bayram günlerinde mezarlık ziyaretleri yapılır, büyüklerin elleri öpülür, dargınlar barıştırılır.
Geleneğimizde "üç aylar" recep, şaban ve ramazandır. Kültürümüzde Mevlit, Regaip, Miraç ve Berat olmak üzere dört kandil gecesi vardır. Bu gecelere "kandil" denmesinin sebebi, Osmanlı padişahı II. Selim zamanında minarelerde kandiller yakılarak kutlanmaya başlanmasıdır.
Yardımlaşmaya İlişkin Geleneklerimiz
Sadaka taşı: Osmanlı Dönemi'nde cami gibi yerlerde, ihtiyaç sahiplerinin alması için para ya da altın bırakılan özel taştır. Veren ile alan birbirini bilmez; bu yüzden kimseyi incitmeden yapılan yardımlaşmanın güzel örneğidir.
Zimem defteri: Zimem, Arapçada "borçlar" demektir. Veresiye alışveriş yapanların borçlarının yazıldığı defterdir. Hayırseverler bakkala gider, borcunu ödeyemeyen insanların hesaplarını kapatır ve adlarının duyulmasını istemezdi.
Vakıf: Bir maldan yararlanma hakkını Allah rızası için toplumun kullanımına verip o malın satışını engellemektir. Selçuklu ve Osmanlı Dönemi'nde yaygınlaşmıştır: öğrenciye mürekkep verme, gelinlik kızlara çeyiz, hastalara meyve dağıtma vakfı gibi. Günümüzde Kızılay, Türkiye Diyanet Vakfı ve Yeşilay benzer görevleri sürdürür.
Ramazan Gelenekleri ve Ehlibeyt Sevgisi
Ramazanda camiler mukabele ve teravih için hazırlanır; iki minare arasına ışıklı yazılar olan mahyaRamazanda ve kandillerde iki minare arasına asılan ışıklı yazılar asılır. İftar çadırları kurulur, iftar davetleri verilir. Çocukları oruca alıştırmak için günün bir kısmında oruç tuttukları "tekne orucu" uygulaması vardır. Muharrem ayının onuncu günü olan aşure gününde aşure pişirilip komşulara ve halka dağıtılır.
"Ev halkı" anlamına gelen Ehlibeyt'Ev halkı'; Hz. Muhammed'in aile fertleri için kullanılan kavram, Hz. Peygamber'in aile fertleri için kullanılır. Muhammed, Ahmed, Ayşe, Fatıma, Hatice, Ali, Hasan ve Hüseyin gibi isimlerin toplumumuzda yaygın olması, Hz. Muhammed (sav) ve Ehlibeyt sevgisinin bir yansımasıdır.
Kısa Kontrol
1. Geleneğimizde, yeni doğan bir bebeğin sağ kulağına ezan okunurken sol kulağına ne okunur?
2. Kültürümüzdeki dört kandil gecesi aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
3. Osmanlı Dönemi'nde, veren ile alanın birbirini bilmediği; ihtiyaç sahiplerinin gizlice para alabilmesi için cami gibi yerlerde bulunan taşa ne ad verilir?