Zekât ve Sadaka

8. Sınıf (LGS) · 2. Ünite · 5 kazanım

Ünite ilerlemen0 / 5
Zekât ve Sadaka8. Sınıf (LGS)Ortaokul

Konu anlatımı

  1. İslam'ın Paylaşma ve Yardımlaşmaya Verdiği Önem
  2. Zekât ve Sadaka İbadeti
  3. Zekât ve Sadakanın Bireysel ve Toplumsal Faydaları
  4. Bir Peygamber Tanıyorum: Hz. Şuayb (as)
  5. Bir Sure Tanıyorum: Mâûn Suresi ve Anlamı
1

İslam'ın Paylaşma ve Yardımlaşmaya Verdiği Önem

Paylaşma ve yardımlaşma sosyal hayatın bir gereğidir. İnsan; eğitimi için öğretmene, hasta olunca doktora, ev yaptırmak için mimara ihtiyaç duyar. Bu nedenle birey ve toplum hayatının devamı paylaşma ve yardımlaşmaya bağlıdır.

Paylaşma ve yardımlaşma, insanın yaratılışında var olan merhamet duygusundan kaynaklanır. Hz. Peygamber, "Merhametli olanlara Rahmân merhamet eder. Siz yerdekilere merhamet edin ki göktekiler de size merhamet etsin." buyurmuştur.


Zenginin Malında İhtiyaç Sahibinin Hakkı Vardır

Bir toplumda her insan eşit imkânlara sahip değildir. İslam, varlıklı kimselerin ihtiyaç sahibi olanlarla maddi imkânlarını paylaşmasını ister.

"Onların mallarında (yardım) isteyen ve (iffetinden dolayı isteyemeyip) mahrum kalmış olanların bir hakkı vardır."
(Zâriyât suresi, 19. ayet)

İnfak, zekât ve sadaka gibi ibadetlerle paylaşma ve yardımlaşma İslam toplumlarında yaygınlaşmış; zengin ile fakir arasındaki sevgi ve dostluk bağlarını geliştirmiştir.


Sevinç ve Üzüntüler de Paylaşılır

Sevinçler paylaştıkça çoğalır, üzüntüler ise paylaşıldıkça azalır. Düğün, sılayırahim, hasta ziyareti ve taziye gibi gelenekler, toplumumuzda sevinç ve üzüntülerin paylaşılmasının örnekleridir.

"Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu düşman eline bırakmaz. Kim kardeşinin ihtiyacını giderirse Allah da onun ihtiyacını giderir."
(Müslim, Birr, 58)

Kişi, paylaşma ve yardımlaşmaya yakın çevresinden başlamalıdır; böylece kimse yalnız ve sahipsiz kalmaz.

Mini quiz

Kısa Kontrol

  1. 1. Paylaşma ve yardımlaşma davranışı, insanın yaratılışındaki hangi duygudan kaynaklanır?

  2. 2. "Onların mallarında (yardım) isteyen ve mahrum kalmış olanların bir hakkı vardır." (Zâriyât, 19) ayeti neyi vurgular?

  3. 3. Kişi, paylaşma ve yardımlaşmaya öncelikle yakın çevresinden başlamalıdır.

İpucu: klavyede 1–4 ile cevaplayabilirsin
2

Zekât ve Sadaka İbadeti

İslam, paylaşma ve yardımlaşmayı ibadet kabul eder. Bu ibadetler zekât, infak ve sadakadır.

ZekâtSözlükte temizlenmek, çoğalmak, bereket; terim olarak zengin Müslümanların malının belirli bir bölümünü ibadet niyetiyle Kur'an'ın belirlediği yerlere vermesi; İslam'ın beş şartından biridir. Zengin Müslümanların her yıl mallarından ve paralarından bir miktarını, ibadet niyetiyle fakirler başta olmak üzere Kur'an-ı Kerim'in belirlediği yerlere vermesidir. Zekât; ergenlik çağına gelmiş, akıllı, hür ve zengin Müslümanlara farzdır.

"İslam beş esas üzerine kurulmuştur: Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın Resulü olduğuna şahitlik etmek, namazı dosdoğru kılmak, zekât vermek, hac etmek ve ramazan orucunu tutmak."
(Müslim, İman, 21)


Nisap ve Zekât Oranları

NisapZekât, hac ve kurban gibi ibadetleri yerine getirmek için Allah ve Resulü tarafından belirlenen mali yeterlilik ve zenginlik ölçüsü; zekât gerektiren mallarda belirlenen zenginlik ölçüsüdür. Temel ihtiyaçlardan (yeme, içme, barınma, giyinme, sağlık, eğitim, ulaşım) zekât verilmez.

Altın, gümüş, para ve ticaret malı: Nisap miktarına ulaşan malın kırkta biri zekât olarak verilir.
Küçükbaş hayvanlar: En az 40 hayvana sahip olmak gerekir.
Toprak ürünleri: Masraf yoksa ürünün onda biri, masraf varsa yirmide biri hasat zamanı verilir; buna öşürToprak ürünlerinden verilen zekât; 'onda bir' anlamına gelir denir.
Madenler: Nisap aranmaz; çıkarılan madenin beşte biri verilir.


Zekât Kimlere Verilir?

Zekâtın verileceği kişiler Tevbe suresinin 60. ayetinde sıralanır: yoksullar (fakirler), miskinler, zekât toplayan memurlar, kalpleri İslam'a ısındırılmak istenenler, köleler, borçlular, Allah yolunda olanlar ve yolda kalanlar.

Kişi; çocuklarına, torunlarına, anne, baba, dede ve ninesine zekât veremez; çünkü onların ihtiyacını karşılamak zaten görevidir. Bunların dışındaki ihtiyaç sahibi akrabalara zekât verilebilir.

İnfak

İnfakAllah rızası için, nimetlere şükrün göstergesi olarak yapılan her türlü harcama ve bağış; kişinin Allah tarafından kendisine verilen nimetlere şükrünü göstermek için harcama yapması ve bağışta bulunmasıdır. Bu yönüyle infak, farz olan zekâtı ve gönüllü yapılan her çeşit hayrı kapsar.

"Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça gerçek iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu hakkıyla bilir."
(Âl-i İmrân suresi, 92. ayet)

İslam toplumlarında infak kültürün bir parçası olmuş; vakıflar aracılığıyla şifahaneler, aşevleri, okullar, yollar ve çeşmeler yapılmıştır.


Sadaka ve Sadaka-i Câriye

SadakaAllah'ın hoşnutluğunu kazanmak amacıyla yapılan her türlü hayırlı iş; hem maddi hem manevi yardımı kapsar; Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak amacıyla yapılan hayırlı işlerin tamamıdır. Sadaka verecek kişinin zengin olması gerekmez; bir güler yüz ya da bir güzel söz de sadakadır. Hz. Peygamber, "Kişinin ailesi için yaptığı harcama da sadakadır." buyurmuştur.

Sadaka-i câriyeKişi öldükten sonra da sevabı kesintisiz devam eden sadaka; kesintisiz devam eden sadakadır. Hz. Peygamber, "Âdemoğlu öldüğü zaman ameli kesilir. Üç şey bunun dışındadır: Sadaka-i câriye, faydalı ilim ve kendisine dua eden hayırlı evlat." buyurmuştur. Yol, köprü, çeşme, okul, hastane ve cami yaptırmak; faydalı kitap yazmak sadaka-i câriyedir.


Fıtır Sadakası (Fitre)

Sadaka çeşitlerinden biri de fıtır sadakasıNisap miktarı mala sahip Müslümanların ramazan ayında, aile fertleri adına vermekle yükümlü oldukları vacip sadaka; fitre de denirdır (fitre). Nisap miktarı mala sahip Müslümanların yılda bir kez ramazan ayında vermesi vaciptir. Ailenin bütün fertleri adına verilir; küçük çocukların fitresini aile büyükleri öder.

Fitre miktarı bir kişinin günlük yemek masrafı kadardır ve alt sınırı ülkemizde her yıl Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından belirlenir. Bu sadaka, bayram namazı vaktine kadar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalıdır.

Bütün ibadetlerde olduğu gibi zekât, infak ve sadakada da gösterişten uzak durulmalı ve yalnızca Allah rızası gözetilmelidir. Kur'an-ı Kerim'de sadakaları "başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle" boşa çıkarmamak emredilir (Bakara suresi, 264. ayet).

Mini quiz

Kısa Kontrol

  1. 1. Zekât gerektiren ibadetlerde belirlenen mali yeterlilik ve zenginlik ölçüsüne ne ad verilir?

  2. 2. Kişi öldükten sonra da sevabı kesintisiz devam eden sadakaya ne ad verilir?

  3. 3. Sadaka verebilmek için kişinin zengin (nisap miktarı mala sahip) olması şarttır.

İpucu: klavyede 1–4 ile cevaplayabilirsin
3

Zekât ve Sadakanın Bireysel ve Toplumsal Faydaları

Bireysel Faydaları

Kulluk bilincini diri tutar: Zekât ve sadaka veren kişi, mal ve mülk sevgisini Allah'a kulluğun önüne koymaz; dünya malının bir emanet olduğunu hatırlar.

Şükür duygusunu geliştirir: Zekât malın, sadaka ise sahip olunan her türlü imkânın şükrüdür.

Cömertliği artırır, cimriliği azaltır: Hz. Peygamber, "Allah cömerttir, cömertliği sever." buyurmuştur.

Diğerkâmlık ve fedakârlık duygusunu geliştirir: Kişinin, kendi ihtiyacı olduğu hâlde başkalarını kendine tercih etmesine diğerkâmlıkKişinin kendi ihtiyacı olduğu hâlde başkasını kendine tercih ederek fedakârlık yapması; îsâr da denir (îsâr) denir (Haşr suresi, 9. ayet).


Toplumsal Faydaları

Sevgi ve saygı bağlarını güçlendirir: Varlıklı ile yoksul arasındaki bağları güçlendirir, zenginlere karşı oluşabilecek kıskançlığı ortadan kaldırır.

Toplumsal çatışmayı önler: Gelir dağılımındaki adaletsizlik kin, nefret ve düşmanlığı yaygınlaştırır; zekât ve sadaka bunu engeller.

Dilenme ihtiyacını azaltır: Muhtaçların temel ihtiyaçları karşılanınca dilencilik önlenmiş olur.

Sosyal adaleti sağlar: İnsanlar arasındaki ekonomik dengesizliği azaltarak sosyal adaletin sağlanmasına katkı sunar.

"Sizden biriniz kendisi için sevip arzu ettiği şeyi din kardeşi için de sevip arzu etmedikçe gerçek anlamda iman etmiş olmaz."
(Buhârî, İman, 7)


Kültürümüzde Yardımlaşma Kurumları

VakıfKişilerin helal kazançlarını ve mallarını bağışlaması sonucu oluşan, toplum yararına çalışan hayır kurumu; kişilerin helal kazançlarını ve değerli mallarını bağışlamaları sonucu oluşan hayır kurumlarıdır. Hz. Peygamber, Medine'deki yedi arazisini vakıf olarak bağışlamış ve bu konuda Müslümanlara öncülük etmiştir. İslam tarihi boyunca binlerce vakıf kurulmuş; bunlar insanlara olduğu kadar hayvanlara ve çevreye de faydalı olmaya çalışmıştır.

Sadaka taşı: İçi oyuk yüksek bir taşın üzerine bırakılan sadakayı, ihtiyaç sahiplerinin gizlice alması geleneğidir. Yardım eden ile yardım edilen birbirini görmez.

Zimem defteri: Mahalle esnafının, veresiye alışveriş yapanların borçlarını yazdığı defterdir. Zenginler bu borçları öder, borcu ödenen kişinin kimliğini de söylemezlerdi.

Mini quiz

Kısa Kontrol

  1. 1. Kişinin, kendi ihtiyacı olduğu hâlde başkasını kendine tercih ederek fedakârlık yapmasına ne ad verilir?

  2. 2. Aşağıdakilerden hangisi zekât ve sadakanın toplumsal faydalarından biridir?

  3. 3. Hz. Peygamber, Medine'deki yedi arazisini vakıf olarak bağışlayarak Müslümanlara öncülük etmiştir.

İpucu: klavyede 1–4 ile cevaplayabilirsin
4

Bir Peygamber Tanıyorum: Hz. Şuayb (as)

Hz. Şuayb; Güneybatı Arabistan'da, Akabe Körfezi'nin doğu kıyılarında yaşayan MedyenTicaret yolları üzerinde kurulmuş, Hz. Şuayb'ın gönderildiği şehir ve halkın adı halkına peygamber olarak gönderilmiştir. Bu şehir ticaret yolları üzerinde önemli bir merkez olduğundan halkın temel uğraşı ticaretti.

Medyen halkı; Hz. İbrahim'in getirdiği tevhit inancından uzaklaşmış, başka ilahlar edinmişti. İnançlarındaki bu sapma yaşantılarına da yansımış; en çok da ticarette yalana ve hileye başvurarak, ölçü ve tartıda adaletten ayrılmışlardı.


Hz. Şuayb'ın Daveti

Hz. Şuayb, halkını Allah'a (cc) kulluk etmeye, yanlış davranışları terk etmeye ve ölçü ile tartıyı tam yapmaya çağırdı.

"Ey kavmim! Yalnız Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın... Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."
(Hûd suresi, 84-85. ayetler)

Hz. Şuayb, çok güzel ve etkili konuştuğu için "Hatîbü'l-Enbiya", yani "peygamberlerin hatibi" olarak ün kazanmıştır.


Kavminin İnkârı ve Sonu

Medyen halkı, peygamberlerinin davetine karşı çıktı; daveti kabul edenlere engel oldu, zaman zaman zor kullandı. Hz. Şuayb'ı yalancılıkla suçladılar, namazıyla alay ettiler. Onu yurdundan çıkarmakla ve taşlayarak öldürmekle tehdit ettiler.

Hz. Şuayb, bütün baskılara rağmen yolundan dönmedi; her fırsatta onları bir olan Allah'a kulluğa, haksızlıktan ve hilekârlıktan vazgeçmeye davet etti. Bu çağrıya aldırmayan Medyenlileri Yüce Allah şiddetli bir azap ile cezalandırdı. Hz. Şuayb ve iman edenler ise Allah'ın (cc) yardımıyla kurtuldu. Bu kıssa, insanlık için önemli dersler içerir.

Mini quiz

Kısa Kontrol

  1. 1. Hz. Şuayb hangi halka peygamber olarak gönderilmiştir?

  2. 2. Medyen halkının en çok işlediği kötülük aşağıdakilerden hangisidir?

  3. 3. Hz. Şuayb, etkili ve güzel konuşması sebebiyle "Hatîbü'l-Enbiya" (peygamberlerin hatibi) olarak anılır.

İpucu: klavyede 1–4 ile cevaplayabilirsin
5

Bir Sure Tanıyorum: Mâûn Suresi ve Anlamı

Mâûn suresi, Kur'an-ı Kerim'in 107. suresidir. Mekke'de inmiştir ve 7 ayettir. Adını, son ayette geçen mâûnYardım, zekât ve komşuların günlük olarak birbirinden alıp verdiği ihtiyaç maddeleri kelimesinden alır.


Mâûn Suresinin Anlamı

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

1. Gördün mü, o hesap ve ceza gününü yalanlayanı?

2. İşte o, yetimi itip kakan,
3. yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir.
4. Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki
5. onlar namazlarını ciddiye almazlar.
6. Onlar (namazlarıyla) gösteriş yaparlar.
7. Ufacık bir yardıma bile engel olurlar.
(Mâûn suresi, 1-7. ayetler)


Surenin Verdiği Mesajlar

Mâûn suresinde, yetimlere kaba davranmak ve ihtiyaç sahiplerine yardım etmemek kınanır. Surede, bu davranışların asıl sebebinin ahirete inanmamak olduğu açıklanır.

Surenin son dört ayetinde ise namazı ciddiye almayanlar ve namazla gösteriş yapanlar eleştirilir. Bir kimsenin ibadetlerini ve güzel davranışlarını insanlara gösteriş için yapmasına riyaİbadet ve güzel davranışları Allah rızası için değil, insanlara gösteriş için yapmak denir. Bunun karşıtı olan ihlasHer durumda yalnızca Allah'ın rızasını gözetmek; kalbi gösteriş arzusundan temizlemek ise her işte yalnızca Allah rızasını gözetmektir.

Bu sure, Allah'a samimi şekilde ibadet etmekle yardımlaşma ve dayanışmanın birbirinden ayrılamayacağını vurgular.

Mini quiz

Kısa Kontrol

  1. 1. Mâûn suresi kaç ayettir ve nerede inmiştir?

  2. 2. Mâûn suresine göre yetimi itip kakan ve yoksulu doyurmayan kimsenin bu davranışının asıl sebebi nedir?

  3. 3. İbadet ve güzel davranışları Allah rızası için değil, insanlara gösteriş için yapmaya "riya" denir.

İpucu: klavyede 1–4 ile cevaplayabilirsin
Üniteyi bitirdin mi?8 soruluk ünite değerlendirme sınavıyla kendini dene.
Sınava başla