Konu anlatımı
- Hz. Muhammed'in (sav) Doğruluğu ve Güvenilir Kişiliği
- Hz. Muhammed'in (sav) Merhametli ve Affedici Oluşu
- Hz. Muhammed'in (sav) İstişareye Önem Vermesi
- Hz. Muhammed'in (sav) Davasındaki Cesaret ve Kararlılığı
- Hz. Muhammed'in (sav) Hakkı Gözetmedeki Hassasiyeti
- Hz. Muhammed'in (sav) İnsanlara Değer Vermesi
- Bir Sure Tanıyorum: Kureyş Suresi ve Anlamı
Hz. Muhammed'in (sav) Doğruluğu ve Güvenilir Kişiliği
Peygamberlere görevlerini yerine getirebilmeleri için bazı üstün özellikler verilmiştir: sıdkPeygamberlerin doğru ve dürüst olması; özü ile sözünün bir olması (doğru olmak), emanetPeygamberlerin güvenilir olması, kendilerine verilen görevi eksiksiz yerine getirmesi (güvenilir olmak), ismetPeygamberlerin her türlü günahtan korunmuş olması (günahtan korunmuş olmak), fetanet (akıllı ve zeki olmak) ve tebliğ (vahyi eksiksiz bildirmek).
Hz. Muhammed (sav) peygamberliğinden önce de doğruluğu ve güvenilirliğiyle tanınmış, insanlar tarafından el-Emin'Çok güvenilir' anlamında Hz. Muhammed'e verilen lakap lakabıyla anılmıştır.
Sözünde ve Emanette Güvenilirlik
Hz. Muhammed (sav) bir gün Safa Tepesi'nden Mekkelilere "Bu vadinin arkasında size saldırmak isteyen süvari birlikleri var desem bana inanır mısınız?" diye seslendi. Mekkeliler hep bir ağızdan "Evet, inanırız; senin bugüne kadar yalan söylediğini hiç görmedik." dediler.
O, tutamayacağı sözler vermez, verdiği sözü mutlaka yerine getirir, emaneti korur ve işlerine hile karıştırmazdı. Bu yüzden Mekkeliler yolculuğa çıkarken değerli eşyalarını ona emanet ederlerdi. Medine'ye hicret ederken bile, kendisindeki emanetleri sahiplerine teslim etmek üzere Hz. Ali'yi görevlendirmesi, emanete verdiği önemi gösterir.
Ticarette Dürüstlük ve Üsve-i Hasene
Hz. Peygamber bir gün pazarda bir buğday satıcısının çuvalına elini daldırdı; çuvalın altının ıslak, üstünün kuru olduğunu görünce sordu. Adam ıslaklığın yağmurdan kaynaklandığını söyleyince Hz. Peygamber, "Öyleyse neden ıslak kısmı üste koyup göstermedin?" diye uyardı ve "Bizi aldatan bizden değildir." buyurdu.
Hayatın her alanında Müslümanların örnek alması gereken tek ve en güzel model olması, Hz. Muhammed'in (sav) bir sıfatıdır; buna üsve-i hasene'En güzel örnek'; hayatın her alanında örnek alınması gereken model olan Hz. Muhammed'in sıfatı denir.
Kısa Kontrol
1. Peygamberlerin doğru ve dürüst olmasını, özü ile sözünün bir olmasını ifade eden sıfat hangisidir?
2. Mekkelilerin, yolculuğa çıkarken değerli eşyalarını Hz. Muhammed'e (sav) emanet etmelerinin sebebi nedir?
3. Hz. Peygamber, ticarette malın kusurunu gizleyen kişiyi "Bizi aldatan bizden değildir." sözüyle uyarmıştır.
Hz. Muhammed'in (sav) Merhametli ve Affedici Oluşu
Şefkat gösterme, bağışlama ve iyilik etme anlamlarına gelen merhametŞefkat gösterme, acıma, bağışlama, iyilik etme, Kur'an-ı Kerim'de müminlerin başlıca niteliklerindendir. Hz. Muhammed (sav) merhamet konusunda insanlar için örnektir; "Merhamet etmeyene merhamet olunmaz." buyurmuştur.
"Ant olsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatli ve merhametlidir."
(Tevbe suresi, 128. ayet)
Bütün Canlılara Merhamet
Hz. Peygamber; yaşlılara, kadınlara, yetimlere, çocuklara ve hayvanlara her zaman merhametle davranmıştır. Hayvanlara eziyet edilmemesi konusunda insanları uyarmış, "Sizin sadece kendi aranızda merhametli olmanızı değil, Allah'ın bütün yaratıklarına karşı merhametli olmanızı istiyorum." buyurmuştur.
Çocuklar, özellikle de yetim ve öksüzler onun hayatında önemli bir yere sahipti. Hata yaptıklarında onları azarlamaz, nasihatini tatlı bir dille söylerdi. Anne babalara da çocuklarıyla ilişkilerinde böyle davranmalarını tavsiye etmiştir.
Affedicilik
Hz. Muhammed (sav), kendisine kötü davrananlara kin ve nefret beslemez; hatasını anlayıp pişman olanları güzel bir tavırla affederdi. Mekke'yi fethettiğinde, kendisine her türlü kötülüğü yapan Mekkelileri bağışlamış ve onların özgür olduklarını duyurmuştur. Taif'te kendisini taşlayanlara beddua etmemiş, iman etmeleri için dua etmiştir.
"İyilikle kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel olan davranışla sav. O zaman bir de göreceksin ki seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse kesinlikle sıcak bir dost oluvermiş."
(Fussilet suresi, 34. ayet)
Affetmek, hakkından vazgeçmek değil; hakkını ararken kin, nefret ve intikam duygularından arınmış şekilde mücadele etmektir. Hz. Peygamber, "Allah, affeden kulunun ancak şerefini artırır." buyurmuştur.
Kısa Kontrol
1. "Merhamet etmeyene merhamet olunmaz." hadisiyle Hz. Peygamber neyi vurgular?
2. Hz. Muhammed (sav) Mekke'yi fethettiğinde, kendisine kötülük yapmış olan Mekkelilere nasıl davranmıştır?
3. Affetmek, kişinin her durumda hakkından tamamen vazgeçmesi demektir.
Hz. Muhammed'in (sav) İstişareye Önem Vermesi
İstişareGörüş alışverişinde bulunmak, fikir almak ve danışmak; bir konuda doğruyu bulmak için güvenilir kişilerin görüşüne başvurmak (danışma); bir konuda doğruyu bulmak için güvenilir kişilerin görüşüne başvurmaktır. Kur'an-ı Kerim'de aynı anlama gelen "Şûrâ" (danışma) adında bir sure de vardır.
"...İş konusunda onlarla istişare et. Bir kere de karar verip azmettin mi artık Allah'a tevekkül et..."
(Âl-i İmrân suresi, 159. ayet)
Hz. Muhammed (sav), akıllı ve ileri görüşlü olmasına rağmen aldığı kararlarda çevresindekilerin görüşünü dikkate almıştır.
Hayatından İstişare Örnekleri
İlk vahiy geldiğinde eşi Hz. Hatice'ye danıştı ve onun önerisiyle bilgin bir kişi olan Varaka bin Nevfel'e gitti.
Hz. Ali kızı Fatıma ile evlenmek isteyince hemen karar vermedi; kızı Hz. Fatıma'ya durumu bildirip fikrini sordu.
Bedir Savaşı'nda ordunun karargâhı konusunda Hubab bin Münzir'in görüşüne göre hareket etti. Savaş sonrası esirler hakkında ashabıyla istişare etti.
Hendek Savaşı öncesinde Selman-ı Fârisî'nin, şehrin etrafına hendek kazılması fikrini benimsedi. Uhud öncesinde farklı görüşler çıkınca çoğunluğun fikrine göre hareket etti.
"...Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun."
(Enbiyâ suresi, 7. ayet)
İstişare yapmak için o konuda bilgisiz olmak gerekmez; danışmak kişinin bakış açısını genişletir ve doğru kararlar almasına yardımcı olur.
Kısa Kontrol
1. Bir konuda doğruyu bulmak için güvenilir kişilerin görüşüne başvurmaya ne ad verilir?
2. Hendek Savaşı öncesinde şehrin etrafına hendek kazılması fikrini Hz. Peygamber'e hangi sahabi önermiştir?
3. İstişare yapabilmek için, danışılan konuda kişinin hiç bilgisi olmaması şarttır.
Hz. Muhammed'in (sav) Davasındaki Cesaret ve Kararlılığı
CesaretYüreklilik, korkusuzluk; korku veren durumlarda sabır ve sebat göstererek sakin hareket etme; şecaat da denir (şecaat); yüreklilik ve korkusuzluktur. Cesaretin zıddı korkaklıktır; ikisi arasında itidalli olmak kişiyi başarıya götürür. Bilgisizce ve yersiz cesarete ise cüretBilgisizce ve yersiz gösterilen cesaret denir.
Hz. Muhammed'in (sav) cesareti bilgi ve ferasete dayanır; hiçbir zaman kontrolsüzce hareket etmemiş, haklı olduğu konularda kararlı duruşundan ödün vermemiştir. Peygamberlik verildikten sonra yirmi üç yıl boyunca İslam'ı ulaştırmak için büyük çaba göstermiş; baskı ve tehditlere karşı davasından asla vazgeçmemiştir.
Cesaret Örnekleri
Bir gece Medine halkı yüksek bir sesten korkuya kapılınca Hz. Muhammed (sav) herkesten önce atını o yöne sürdü ve dönüşte insanları "Korkmayın, korkmayın." diyerek sakinleştirdi.
Hicret sırasında Sevr Mağarası'nda endişelenen yol arkadaşı Hz. Ebu Bekir'i, "Üzülme, Allah bizimle beraberdir." (Tevbe suresi, 40. ayet) diyerek teselli etti.
Bedir'de düşman karşısında azınlık oldukları için telaşlanan Müslümanları sakinleştirdi; Uhud'da dağılan orduyu toparladı; Huneyn'de ok yağmuruna karşı düşmanın üstüne yürüyerek Müslümanlara cesaret verdi.
Kararlılık ve Azim
KararlılıkBir iş ve davranışta sebat göstermek; karar verdikten sonra ondan geri dönmemek; bir konuda karar verdikten sonra ondan geri dönmemektir. AzimKişinin inandığı amaç uğrunda gösterdiği çaba, gayret ve sebat ise inanılan amaç uğrunda gösterilen çaba ve sebattır.
Hz. Muhammed (sav), davasından vazgeçmesi karşılığında verilecek mal, mülk, makam gibi teklifleri kesin bir dille reddetmiş; "Bir elime Güneş'i, diğer elime Ay'ı koysalar da ben bu yoldan vazgeçmem." sözleriyle kararlılığını ortaya koymuştur. Cesaretin kaynağı kibir değil; ilim ve adalet olmalıdır.
Kısa Kontrol
1. Bilgisizce ve yersiz gösterilen cesarete ne ad verilir?
2. Hz. Peygamber, hicret sırasında Sevr Mağarası'nda endişelenen Hz. Ebu Bekir'i hangi sözle teselli etmiştir?
3. Hz. Muhammed (sav), davasından vazgeçmesi karşılığında sunulan mal ve makam tekliflerini kesin bir dille reddetmiştir.
Hz. Muhammed'in (sav) Hakkı Gözetmedeki Hassasiyeti
HakGerçek, doğru, adalet, emek karşılığı verilen ücret; sözün ve eylemin zamana ve şartlara uygun olması; her söz ve eylemde adaletle hareket etmek, insanlar arasında ayrım gözetmeksizin hakkı sahibine teslim etmektir. AdaletBir işi yerli yerine koyma, hak sahibine hakkını verme, hak ve hukuka uygun davranma olmayan toplumlarda zulüm ve haksızlık artar, toplumsal barış bozulur.
"...Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adaletli olun; bu, takvaya daha yakındır..."
(Mâide suresi, 8. ayet)
Herkese Eşit Adalet
Hz. Muhammed (sav) zamanında Medine'de soylu bir aileden bir kadın hırsızlık yapmıştı. Bazı kişiler, sevilen bir sahabi olan Üsame bin Zeyd'i aracı göndererek bu kişinin cezalandırılmamasını istediler. Hz. Peygamber buna şiddetle karşı çıkıp şöyle buyurdu:
"Sizden öncekiler; soylu biri hırsızlık ettiğinde onu bırakır, zayıf biri hırsızlık ettiğinde ise ona ceza uygularlardı; bu yüzden helak oldular. Allah'a yemin ederim ki Muhammed'in kızı Fatıma bile hırsızlık etse onun elini keserdim."
(Buhârî, Hudûd, 11)
Hz. Peygamber, gençliğinde de haksızlıkları önlemek amacıyla kurulan HilfülfudulMekke'de yabancı tüccarların mallarına el konulmasını engellemek ve zayıfların haklarını korumak için kurulan cemiyet (Erdemliler Birliği) cemiyetine katılmış; peygamberlikten sonra da bu cemiyeti övmüştür.
Zayıfların Hakları ve Ehliyet
Hz. Muhammed (sav), yetim ve öksüzlere haklarının verilmesi, kadın haklarının gözetilmesi, işçiye emeğinin karşılığının zamanında ödenmesi konularında hassastı. "Çocuklarınız arasında adaletli olun, aralarında ayrım yapmayın." buyurmuştur.
Bir işin kime verileceği de hak kapsamındadır; Hz. Peygamber görevlendireceği kişinin o işe ehil olup olmadığına dikkat etmiştir. Hz. Ali'yi Yemen'e yönetici seçtiğinde ona, "İki kişi hüküm için sana geldiğinde, birini dinlemeden diğerine karar verme; iki tarafı da dinle." demiştir.
ZulümHak sahibine hakkını tam veya zamanında vermemek, haksızlık etmek ve kul hakkı yemek İslam'da haramdır.
Kısa Kontrol
1. Soylu bir kadının hırsızlık yaptığı olayda Hz. Peygamber'in verdiği tepki neyi gösterir?
2. Mekke'de yabancı tüccarların mallarına el konulmasını engellemek ve zayıfların haklarını korumak için kurulan, Hz. Muhammed'in de katıldığı cemiyet hangisidir?
3. Hz. Peygamber, Hz. Ali'yi Yemen'e yönetici seçtiğinde ona, iki tarafı da dinlemeden karar vermemesini tembihlemiştir.
Hz. Muhammed'in (sav) İnsanlara Değer Vermesi
Kur'an-ı Kerim'de insan, şerefli bir varlık olarak nitelendirilir (Tîn suresi 4. ayet; İsrâ suresi 70. ayet). Hz. Muhammed (sav), hayatı boyunca ırk, renk, cinsiyet ayırt etmeksizin tüm insanlara değer vermiştir.
Karşılaştığı kişilere mutlaka selam verir, hâl ve hatırlarını sorardı. El sıkıştığında karşısındaki bırakmadan elini çekmez, ayrılırken de dua ederdi. Kendisiyle konuşanları dikkatle dinler, sözlerini kesmezdi. Sahabeden Cerir bin Abdullah onu şöyle anlatmıştır: "Müslüman olduğumdan beri Peygamber beni kapıdan çevirmedi; beni gördüğünde mutlaka gülümserdi."
Ayrım Yapmadan İnsan Onuruna Değer
Hz. Peygamber'in insanlara verdiği değer, onların makam, zenginlik, soyluluk ya da şöhretinden etkilenmezdi. Ona göre insanın yaratılmış olması başlı başına bir değerdi. Bu hususu Veda Hutbesi'nde şöyle vurgulamıştır:
"Ey insanlar! Rabbiniz birdir, atanız da birdir. Hepiniz Âdem'densiniz, Âdem de topraktan yaratılmıştır. Arap'ın Arap olmayana, Arap olmayanın Arap'a; beyazın siyaha, siyahın da beyaza hiçbir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvayladır."
Ebu Zer, Bilal-i Habeşî'ye "kara kadının oğlu" diye hitap edince Hz. Peygamber onu, "Sende cahiliye âdetlerinden mi var?" diyerek uyarmıştır.
Kimsesizlere, Çocuklara ve Herkese Değer
Mescid-i Nebevî'nin temizliğini yapan Ümmü Mihcen adlı kimsesiz kadın vefat edince kimse Hz. Peygamber'e haber vermedi. O, "Neden bana haber vermediniz?" diyerek sitem etmiş, kadının mezarına gidip onun için dua etmiştir.
Çocuklara da çok değer verir, onlarla şakalaşır, hata yaptıklarında azarlamazdı. Kadınları aşağılayan, kız çocuklarını değersiz gören cahiliye âdetlerine karşı çıkmış; kölelerin azat edilmesini teşvik etmiş, Bilal-i Habeşî'yi özgürlüğüne kavuşturup müezzin olarak görevlendirmiştir.
Değer vermesi için insanların Müslüman olması gerekmezdi. Yanlarından geçen bir cenaze için ayağa kalktığında, cenazenin bir Yahudiye ait olduğu söylenince "O da bir insan değil mi?" buyurmuştur.
Kısa Kontrol
1. Hz. Muhammed'in (sav) Veda Hutbesi'nde "Üstünlük ancak takvayladır." sözüyle vurguladığı temel ilke nedir?
2. Hz. Peygamber, yanından geçen bir Yahudi cenazesi için ayağa kalkınca, sahabenin uyarısına karşı ne buyurmuştur?
3. Hz. Muhammed (sav), kölelerin azat edilmesini teşvik etmiş ve Bilal-i Habeşî'yi özgürlüğüne kavuşturarak müezzin yapmıştır.
Bir Sure Tanıyorum: Kureyş Suresi ve Anlamı
Kureyş suresi Mekke'de inmiştir. Dört ayettir ve Kur'an-ı Kerim'in 106. suresidir. Adını, Hz. Muhammed'in (sav) de mensup olduğu KureyşMekke'nin en saygın kabilesi; Kâbe'nin bakımından sorumlu ve ticari yönden üstün durumdaydı kabilesinden alır.
Kureyş kabilesi, Cahiliye Dönemi'nde Kâbe'nin bakımından sorumluydu ve ticari yönden üstün durumdaydı. Yazları Şam'a, kışları Yemen'e ticaret yolculukları yapar; bu sayede önemli gelir elde eder ve çevre kabileler arasında saygınlık kazanırdı.
Kureyş Suresinin Anlamı
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
1-2. Kureyş'e kolaylaştırıldığı, kış ve yaz yolculukları onlara kolaylaştırıldığı için,
3-4. onlar, kendilerini açlıktan doyuran ve her çeşit korkudan emin kılan şu evin (Kâbe'nin) Rabbine kulluk etsinler.
(Kureyş suresi, 1-4. ayetler)
Surenin Verdiği Mesajlar
Surede, Kureyş kabilesinin Yüce Allah tarafından açlıktan ve tehlikelerden korunduğu vurgulanır. Allah'ın onlara lütufta bulunması hatırlatılarak kabile imana davet edilir.
Sahip oldukları nimetler nedeniyle Allah'a şükretmeleri ve yalnızca O'na ibadet etmeleri istenir. Bu nimetlerin değerini bilerek başka ilah edinmemeleri, yalnızca Yüce Allah'a yönelmeleri emredilir.
Kısa Kontrol
1. Kureyş suresi kaç ayettir ve Kur'an-ı Kerim'in kaçıncı suresidir?
2. Kureyş suresinde, Kureyş kabilesinden istenen temel davranış nedir?
3. Kureyş suresi adını, Hz. Muhammed'in (sav) de mensup olduğu Kureyş kabilesinden alır.