Allah-İnsan İlişkisi

9. Sınıf · 1. Ünite · 4 kazanım

Ünite ilerlemen0 / 4
Allah-İnsan İlişkisi9. SınıfLise

Konu anlatımı

  1. İnsan ve İnsanın Yaratılışı
  2. Doğruyu Arayan Bir Varlık Olarak İnsan
  3. İbadet ve Dua Eden Bir Varlık Olarak İnsan
  4. Kur'an'dan Mesajlar
1

İnsan ve İnsanın Yaratılışı

İNSAN: EVRENİN EN ONURLU VARLIĞI

Evrende sayısız varlık bulunur; taşlar, bitkiler, hayvanlar, gezegenler... Bunların içinde yalnızca insan, olup biteni anlamlandırmaya, "Neden?" ve "Nasıl?" diye sormaya çalışır. İnsanı diğer varlıklardan ayıran temel özellikler akılDoğru ile yanlışı, faydalı ile zararlıyı ayırt etme yetisi, iradeİki veya daha fazla seçenek arasında özgürce seçim yapabilme gücü ve vicdanKişinin yaptığı davranışın iyi ya da kötü olduğunu içten değerlendiren duygudır.

İnsan; öğrenebilen, dil aracılığıyla düşüncelerini aktarabilen, geçmişten ders çıkarıp geleceği planlayabilen bir varlıktır. Bu yetenekler ona aynı zamanda sorumluluk yükler. Çünkü seçim yapabilen bir varlık, seçimlerinden hesap verebilir olan varlıktır.


İnsanın Yaratılışı

Kur'an-ı Kerim'e göre ilk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem'dir. Allah (cc) onu topraktan yaratmış, ona şekil verip kendi katından bir ruh vermiştir. İlk insandan sonra insan nesli, anne babadan gelen bir nutfeDöllenmeyi sağlayan üreme hücresi; ayette insanın yaratıldığı 'az su' olarak geçer ile çoğalmaya başlamıştır.

İnsanın anne rahmindeki oluşumu, Kur'an'da aşamalı bir süreç olarak anlatılır:

"Andolsun, biz insanı çamurdan süzülmüş bir özden yarattık. Sonra onu az bir su (nutfe) hâlinde sağlam bir yere (rahme) yerleştirdik. Sonra bu az suyu bir kan pıhtısına, onu bir çiğnem ete, o eti kemiklere çevirdik ve kemiklere de et giydirdik. Sonra onu bambaşka bir yaratık olarak var ettik. Yaratanların en güzeli olan Allah'ın şanı ne yücedir!"
(Mü'minûn suresi, 23/12-14)


Ahsen-i Takvim: En Güzel Kıvamda Yaratılış

Allah (cc), insanı hem bedenen hem de manevi yetenekleri bakımından kusursuz bir ölçüyle yaratmıştır. Bu duruma ahsen-i takvimİnsanın bedeni, aklı ve ruhu ile en güzel, en dengeli biçimde yaratılmış olması denir.

"Biz, gerçekten insanı en güzel biçimde yarattık."
(Tîn suresi, 95/4)

İnsanın değerini asıl yükselten şey, ona Allah tarafından bir ruh verilmiş olmasıdır:

"Ona şekil verdiğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman siz hemen onun için secdeye kapanın."
(Hicr suresi, 15/29)


İnsanın Değeri ve Sorumluluğu

Allah (cc) insanı diğer birçok varlıktan üstün tutmuş ve ona yeryüzünde bir görev vermiştir.

"Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık; onları karada ve denizde taşıdık, kendilerini en güzel ve temiz nimetlerle rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık."
(İsrâ suresi, 17/70)

İnsan, yeryüzünde Allah'ın koyduğu ölçüleri gözeterek yaşamakla görevli bir halifeYeryüzünde Allah'ın iradesine uygun biçimde iş gören, emaneti taşıyan varlıkdir. Ona bu sorumluluk bir emanetKorunması ve gereğinin yerine getirilmesi istenen görev; akıl, irade ve yeryüzünü imar etme sorumluluğu olarak verilmiştir.

"Hani Rabbin meleklere, 'Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım' demişti."
(Bakara suresi, 2/30)


Fıtrat

Her insan, Allah'ı tanımaya ve doğruya yönelmeye yatkın bir yaratılışla dünyaya gelir. Bu temiz yaratılışa fıtratİnsanın Allah'a inanmaya, iyiye ve doğruya yönelmeye elverişli olarak yaratılmış olması denir.

"Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir. Allah'ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata sımsıkı tutun. Allah'ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur."
(Rûm suresi, 30/30)

İnsan; içinde bulunduğu çevre, aldığı eğitim ve kendi tercihleriyle bu fıtratı ya korur ya da ondan uzaklaşır.

Mini quiz

Kısa Kontrol

  1. 1. Aşağıdakilerden hangisi insanı diğer varlıklardan ayıran temel özelliklerden biri değildir?

  2. 2. "Ahsen-i takvim" ifadesi aşağıdakilerden hangisini anlatır?

  3. 3. İnsanın yeryüzünde Allah'ın koyduğu ölçülere göre yaşamakla sorumlu tutulması, onun "halife" olarak nitelenmesiyle ilgilidir.

İpucu: klavyede 1–4 ile cevaplayabilirsin
2

Doğruyu Arayan Bir Varlık Olarak İnsan

HAKİKATİ ARAYAN VARLIK

İnsan, yalnızca yaşamakla yetinmeyen; "Nereden geldim?", "Niçin varım?", "Nereye gidiyorum?" gibi sorular soran bir varlıktır. Bu sorular, insanı hakikatBir şeyin gerçek yüzü, olduğu gibi hâli; doğru bilgi arayışına yöneltir.

Hakikat arayışı insanın fıtratında vardır. Tarih boyunca insanlar; evreni, kendi varlıklarını ve hayatın anlamını anlamaya çalışmış, bu arayış onları çoğu zaman bir yaratıcının varlığına ulaştırmıştır.


Bilginin Kaynakları

İslam düşüncesine göre doğru bilgiye üç yolla ulaşılır:

1. Sağlam duyular: Görme, işitme, dokunma gibi düzgün çalışan duyu organlarıyla elde edilen bilgi.

2. Akıl: Duyularla elde edilen verileri işleyen, karşılaştıran ve sonuç çıkaran güç.

3. Doğru haber: Yalan söylemesi mümkün olmayan kaynaktan gelen bilgi. Bunun en güvenilir örneği haber-i sadıkPeygamberlerin Allah'tan getirdiği haber ile yalan üzerinde birleşmesi imkânsız toplulukların aktardığı habertır.


Akıl ve Vahiy

Akıl, hakikati aramada çok önemli bir araçtır; ancak sınırlıdır. Ölümden sonraki hayat, Allah'ın zatı ve gayb âlemi gibi konularda tek başına akıl yeterli olmaz. İşte bu noktada vahiyAllah'ın peygamberleri aracılığıyla insanlara gönderdiği bilgi ve mesaj akla yol gösterir.

Kur'an, insanı evren üzerinde tefekkürBir konu üzerinde derin derin, sistemli biçimde düşünme etmeye çağırır:

"Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde akıl sahipleri için gerçekten açık deliller vardır. Onlar, ayakta dururken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında düşünürler."
(Âl-i İmrân suresi, 3/190-191)


Hz. İbrahim'in Hakikat Arayışı

Kur'an, doğruyu arayan insanın en güzel örneklerinden biri olarak Hz. İbrahim'i anlatır. O, çevresindeki insanların taptığı yıldıza, aya ve güneşe sırayla baktı; her biri batıp kaybolunca bunların ilah olamayacağını anladı:

"Ben, batıp gidenleri sevmem... Ben, hakka yönelerek yüzümü, gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim. Ben, Allah'a ortak koşanlardan değilim."
(En'âm suresi, 6/76-79)

Hz. İbrahim'in bu arayışı, aklını doğru kullanan bir insanın tevhide ulaşabileceğini gösterir.


Fıtrat ve Doğru Arayışı

Her insan temiz bir fıtratla doğar ve içinde iyiye, doğruya, güzele bir yöneliş taşır. Ancak insan; yanlış bilgiler, kötü çevre ya da kendi tercihleriyle bu yönelişten uzaklaşabilir. Bu yüzden hakikat arayışında hem aklı doğru kullanmak hem de vahyin rehberliğine açık olmak gerekir.

Mini quiz

Kısa Kontrol

  1. 1. İslam düşüncesine göre doğru bilginin kaynakları aşağıdakilerden hangisinde birlikte verilmiştir?

  2. 2. Hz. İbrahim'in yıldız, ay ve güneşin batışını gözlemleyerek bunların ilah olamayacağı sonucuna varması, aşağıdakilerden hangisine örnektir?

  3. 3. Akıl, gayb âlemi ve ölümden sonraki hayat gibi konularda tek başına yeterli olmadığı için vahyin rehberliğine ihtiyaç duyar.

İpucu: klavyede 1–4 ile cevaplayabilirsin
3

İbadet ve Dua Eden Bir Varlık Olarak İnsan

KULLUĞUN İFADESİ: İBADET

İbadetAllah'a duyulan sevgi, saygı ve bağlılığın söz ve davranışlarla ortaya konması, insanın Allah'a olan sevgisini, saygısını ve şükrünü davranışa dönüştürmesidir. İnsan ibadet ederek yaratılış gayesine uygun bir hayat sürer.

"Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım."
(Zâriyât suresi, 51/56)

İbadet, Allah'ın bir ihtiyacı değildir; insanın kendi olgunlaşması, huzur bulması ve Rabbine yakınlaşması içindir.


İbadetin Kapsamı

Dar anlamda ibadet: Namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek, hacca gitmek gibi şekli ve zamanı belirlenmiş görevlerdir.

Geniş anlamda ibadet: Allah'ın rızasını gözeterek yapılan her güzel iştir. Çalışmak, dürüst olmak, anne babaya iyi davranmak, bir öğrenciye yardım etmek, çevreyi korumak geniş anlamda ibadet sayılır.

İbadetin kabul edilmesinin şartı ihlasBir işi gösterişten uzak, yalnızca Allah rızası için yapmaktır. Gösteriş için yapılan ibadet, biçim olarak doğru olsa da manevi değerini kaybeder.


İbadetin İnsana Kazandırdıkları

Düzenli ibadet eden bir insanda şu değerler gelişir:

Disiplin ve düzen: Belirli vakitlerde yapılan ibadet, hayata düzen kazandırır.

Sabır ve irade: Oruç gibi ibadetler, insanın nefsine hâkim olmasını öğretir.

Şükür bilinci: İbadet, sahip olunan nimetlerin farkına varmayı sağlar.

Dayanışma: Cemaatle namaz, zekât ve kurban toplumsal birlikteliği güçlendirir.

İç huzur: İbadet, insanın Allah'a güvenini artırır ve kalbini rahatlatır.


Dua: Kulun Rabbiyle Konuşması

DuaKulun, ihtiyaçlarını ve isteklerini Allah'a arz etmesi, O'na yalvarması, insanın her hâlinde Allah'a yönelebilmesidir. İnsan sevinçte şükür, sıkıntıda yardım için dua eder. Dua, insanın acizliğini ve Allah'a olan ihtiyacını hatırlatır.

"Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, size karşılık vereyim."
(Gâfir suresi, 40/60)

"Kullarım sana beni sorduğunda bilsinler ki ben onlara çok yakınım. Bana dua edince, dua edenin çağrısına karşılık veririm."
(Bakara suresi, 2/186)


Duanın Âdâbı

Dua ederken gözetilmesi güzel olan bazı ölçüler şunlardır:

Kalbin Allah'a yönelmesi ve içtenlik.

Allah'ın güzel isimleriyle O'ndan isteme.

Helal lokma ile beslenme.

İstenen şeyin hayırlı ve meşru olması.

Duada ısrarlı olmak ve ümidi kesmemek.

Dua ile birlikte gereken çabayı da göstermek.

Sonucu Allah'ın takdirine bırakıp razı olmak.

Mini quiz

Kısa Kontrol

  1. 1. "Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım." (Zâriyât, 51/56) ayeti aşağıdakilerden hangisini vurgular?

  2. 2. Bir işin geniş anlamda ibadet sayılabilmesi için aşağıdakilerden hangisi gereklidir?

  3. 3. Dua, insanın yalnızca sıkıntılı anlarında başvurabileceği bir davranıştır.

İpucu: klavyede 1–4 ile cevaplayabilirsin
4

Kur'an'dan Mesajlar

KUR'AN'DAN MESAJLAR: TÎN SÛRESİ

Tîn sûresi Mekke döneminde inmiştir ve 8 ayettir. Adını, birinci ayette geçen tînİncir kelimesinden alır. Sûrenin ana konusu, insanın en güzel biçimde yaratılışı ve bu değeri koruyup korumamasına göre alacağı karşılıktır.


Tîn Sûresinin Anlamı

Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

1. İncire ve zeytine andolsun,

2. Sina dağına andolsun,
3. Bu güvenli şehre (Mekke'ye) andolsun ki,
4. Biz, gerçekten insanı en güzel biçimde yarattık.
5. Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik.
6. Ancak iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için kesintisiz bir mükâfat vardır.
7. (Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?
8. Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?


Sûrenin Açıklaması

Sûrenin başında incir, zeytin, Sina Dağı ve güvenli şehir (Mekke) üzerine yemin edilir. Bu yerler, tarih boyunca peygamberlerin gönderildiği ve vahyin indiği kutsal bölgelere işaret eder.

Ardından insanın ahsen-i takvimİnsanın bedeni, aklı ve ruhu ile en güzel, en dengeli biçimde yaratılmış olması üzere, yani en güzel kıvamda yaratıldığı bildirilir. Fakat insan, kendisine verilen aklı ve iradeyi kötüye kullanır, nankörlük eder ve inkâra saparsa esfele sâfilînAşağıların aşağısı; insanın değerini yitirip alçalması durumuna düşer.

Bu düşüşten kurtulanlar, iman edip salih amel işleyenlerdir. Onlar için tükenmeyen bir mükâfat vardır. Sûrenin sonunda insan, hesap gününü ve Allah'ın adaletini inkâr etmemesi için uyarılır.


Sûrenin Verdiği Mesajlar

İnsan onurlu ve değerli bir varlık olarak yaratılmıştır.

İnsan bu değerini iman ve salih amelle korur.

Aklı ve iradeyi kötüye kullanmak, nankörlük ve inkâr insanı alçaltır.

Her insan yaptıklarından hesaba çekilecektir.

Allah, hükmü en âdil olandır; hiç kimseye haksızlık edilmez.

Mini quiz

Kısa Kontrol

  1. 1. Tîn sûresi ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

  2. 2. Tîn sûresine göre insanın "aşağıların aşağısına" düşmekten kurtulmasının yolu nedir?

  3. 3. "Ahsen-i takvim" üzere yaratılan insan, aklını ve iradesini kötüye kullandığında değerini yitirebilir.

İpucu: klavyede 1–4 ile cevaplayabilirsin
Üniteyi bitirdin mi?8 soruluk ünite değerlendirme sınavıyla kendini dene.
Sınava başla