İslam'da Varlık ve Bilgi

10. Sınıf · 1. Ünite · 3 kazanım

Ünite ilerlemen0 / 3
İslam'da Varlık ve Bilgi10. SınıfLise

Konu anlatımı

  1. İslam'da Bilgi ve Bilginin Kaynakları
  2. Allah-Âlem İlişkisi
  3. Kur'an'dan Mesajlar
1

İslam'da Bilgi ve Bilginin Kaynakları

BilgiSözlükte araştırma veya gözlem yoluyla elde edilen gerçek, malumat; terim olarak öznenin bir şeyi kendi mahiyetine uygun biçimde kavraması, doğruluğu delillendirilebilir bir bilinç içeriğine ulaşması, akıl ve irade sahibi olan insanın araştırma, sorgulama ve öğrenme çabasının sonucudur. İnsan, diğer varlıklardan farklı olarak akıl yürütebilme ve bilgi edinebilme gibi üstün özelliklerle yaratılmıştır.

"Allah, Âdem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti..."
(Bakara suresi, 31. ayet)

Kur'an-ı Kerim ve sünnette ilmin önemi sıkça vurgulanır. Hz. Muhammed (sav) "İlim öğrenmek kadın ve erkek her Müslüman'a farzdır." buyurarak ilmin önemine dikkat çekmiştir. Hz. Peygamber, Bedir Savaşı sonrasında okuma yazma bilen esirlerin on Müslüman'a okuma yazma öğretmesi karşılığında serbest bırakılmasını istemiş, Mescid-i Nebevi'nin yanına Suffe'yi inşa ettirerek ilim öğrenmeyi teşvik etmiştir.


İslam'da Bilgi Kaynakları

İslam'a göre bilginin asıl kaynağı Allah'tır (cc). İnsan bilgiyi öznel ve nesnel kaynaklar aracılığıyla öğrenir. İslam düşüncesinde üç temel nesnel bilgi kaynağı vardır:

Sadık haber: Geçmişte veya gelecekte meydana gelen bir olayı bildiren, doğru veya yanlış olma ihtimali taşıyan haberdir. Peygamberlerin Allah'tan alıp insanlara ulaştırdığı haberlere vahiyPeygamberler aracılığıyla insanlara gönderilen ilahi bilgi ve bu bilginin gönderiliş biçimi denir; bu, kesin ve bağlayıcı bir bilgi kaynağıdır. Farklı kişilerce farklı zaman ve mekânlarda aynı içerikle aktarılan, doğruluğundan şüphe duyulmayan habere ise mütevatir haber denir.

Selim akıl: İnsanın doğru karar vermesini sağlayan, herhangi bir olumsuzluktan etkilenmeyen akıldır. İnsan; aklı sayesinde düşünür, araştırır, doğruyu yanlıştan ayırır.

Salim duyular: Herhangi bir etkenle temel özelliğini yitirmemiş duyulardır (görme, işitme, koklama, dokunma, tatma). Duyularla elde edilen bilginin bir sınırı vardır ve duyular kimi zaman yanıltıcı da olabilir.

Bunların yanında kişinin kendi tecrübeleriyle bilgi edindiği öznel bilgi kaynakları da vardır (sezgi, rüya, keşif, ilham); bu yolla elde edilen bilgiler kesin değildir ve doğrulanmaya muhtaçtır.


Bilgi Türleri

Gündelik bilgi: Günlük hayat içinde tecrübe edilerek elde edilen, sistematik olmayan bilgidir.
Dinî bilgi: Kaynağı Kur'an-ı Kerim ve sünnet olan, kesinlik ifade eden ve inanç-ibadet-ahlakı kapsayan bilgidir.
Teknik bilgi: İnsanın doğadan yararlanarak elde ettiği, teknolojik ürünlere dayanak olan bilgidir.
Sanatsal bilgi: Daha çok duygulara hitap eden, öznel olan bilgidir.
Bilimsel bilgi: Deney ve gözlem yoluyla elde edilen, nesnellik ve test edilebilirlik gibi özellikleri olan bilgidir.
Felsefi bilgi: Akıl ve mantık çerçevesinde sorgulama yoluyla elde edilen bilgidir.

Doğru bilgi insanı doğru inanca, doğru inanç da doğru davranışa yönlendirir.

Mini quiz

Kısa Kontrol

  1. 1. Peygamberlerin Allah'tan alıp insanlara ulaştırdığı, kesin ve bağlayıcı bilgi kaynağına ne ad verilir?

  2. 2. Aşağıdakilerden hangisi İslam düşüncesinde nesnel bilgi kaynaklarından biri değildir?

  3. 3. Deney ve gözlem yoluyla elde edilen, nesnellik ve test edilebilirlik özellikleri taşıyan bilgi türü bilimsel bilgidir.

İpucu: klavyede 1–4 ile cevaplayabilirsin
2

Allah-Âlem İlişkisi

ÂlemAkıl ve duyu organlarıyla bilinebilen veya varlığı düşünülebilen, Allah'ın dışındaki bütün varlıklar, akıl ve duyu organlarıyla bilinebilen veya varlığı düşünülebilen Allah'ın (cc) dışındaki bütün varlıkları ifade eder. Âlemi oluşturan bütün varlıkların varlığı Allah'a bağlıdır; Allah, tüm varlıkları yoktan var eden, yaratması devam eden, mutlak güç sahibidir.

"...Âlemlerin Rabbi..."

Âlem içinde insanın duyular yoluyla algılayabildiği varlıklardan oluşan bölüme şehadet âlemi, akıl ve duyularla algılanamayan varlıkların oluşturduğu bölüme ise gayb âlemi denir.


İnsanın Âlemdeki Yeri

İslam inancına göre insanın âlemdeki konumu Allah'ın halifesi olma sorumluluğuyla ilişkilidir.

"Hani, Rabbin meleklere, 'Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım.' demişti..."
(Bakara suresi, 30. ayet)

Buna göre insan, yeryüzünü imar etmek, adaleti sağlamak ve Allah'ın emanetlerini korumakla görevlidir. Güneş, Ay, yıldızlar, denizler ve dağlar insanın hizmetine sunulmuştur; insan bu nimetlerin Allah'ın mülkü olduğunu bilmeli ve kulluk etmek için yaratıldığının bilinciyle hareket etmelidir.

"Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım."
(Zariyat suresi, 56. ayet)


Allah-Âlem İlişkisinin Boyutları

İslam düşüncesinde Allah-âlem ilişkisi kelam ilminin ele aldığı konular arasındadır. Buna göre:

Allah (cc) âlemlerin Rabbidir; âlemdeki her şey Allah'a muhtaçtır, Allah ise hiçbir şeye muhtaç değildir.

Allah'ın âlemdeki yaratması süreklidir; Allah bütün canlılara rızık verendir.

Allah'ın kâinatta koyduğu değişmez yasaları vardır; varlıklar bu kuralların dışına çıkamaz ve hepsi Allah'ı tespih eder.

"Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih eder..."

Varlıklar arasında özel bir yere sahip olan insan, davranışlarında ve Allah'a kulluk etmekte serbest bırakılmış, tercihlerinden de sorumlu tutulmuştur.

Mini quiz

Kısa Kontrol

  1. 1. İnsanın duyular yoluyla algılayamadığı varlıkların oluşturduğu âlem bölümüne ne ad verilir?

  2. 2. İslam inancına göre insanın âlemdeki konumu hangi sorumlulukla ilişkilidir?

  3. 3. İslam düşüncesine göre varlıklar Allah'ın koyduğu kâinat yasalarının dışına çıkabilir.

İpucu: klavyede 1–4 ile cevaplayabilirsin
3

Kur'an'dan Mesajlar

İsra Suresi 36. Ayet

"Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur."
(İsra suresi, 36. ayet)

İnsan çeşitli yollarla bilgi sahibi olur ve bu bilgiler doğrultusunda davranışlarını şekillendirir. İslam'da yalancı şahitlik yapmak, iftira atmak, bilgi sahibi olunmayan bir konuda söz söylemek ve hüküm vermek yasaklanmıştır; çünkü insan bu şekilde hem kendi hem de çevresindeki insanların hayatını olumsuz etkileyebilir.

Ayette göz, kulak, kalp gibi bilgi kaynaklarının doğru kullanılması ve elde edilen bilgilerin kullanımından sorumlu olunduğu vurgulanır. İnsan, kendisine ve topluma faydası olmayan bilgilerin peşine düşmemeli; başkalarının sırlarını, özel hayatlarını araştırmaktan (tecessüs) kaçınmalıdır.

"Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın."


Mülk Suresi 23. Ayet

"De ki: Sizi yaratan, size kulaklar, gözler ve kalpler veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz."
(Mülk suresi, 23. ayet)

Bu ayet, insana verilen kulak, göz ve kalp gibi bilgi edinme araçlarının Allah'ın birer nimeti olduğunu hatırlatır. İnsan doğduğunda hiçbir şey bilmezken bu nimetler sayesinde çevresini tanır, öğrenir ve bilgi sahibi olur.

Sureden Çıkarabileceğimiz Mesajlar:

Bilgi edinme yeteneği (göz, kulak, kalp) Allah'ın insana bir emanetidir; şükrü, bu yeteneklerin doğru kullanılmasıdır.

Sağlam ve doğru kaynaklardan bilgi edinmek, isabetli kararlar vermenin şartıdır.

İnsan, bilmediği bir konuda kesin hüküm vermekten kaçınmalı ve haberlerin doğruluğunu araştırmalıdır.

Mini quiz

Kısa Kontrol

  1. 1. "Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur." ayeti hangi suredendir?

  2. 2. Başkalarının özel hayatını, sır ve kusurlarını araştırma anlamına gelen ve İslam'da yasaklanan kavram hangisidir?

  3. 3. Mülk suresinin 23. ayetine göre insana verilen kulak, göz ve kalp Allah'ın birer nimetidir ve bunlara şükretmek gerekir.

İpucu: klavyede 1–4 ile cevaplayabilirsin
Üniteyi bitirdin mi?8 soruluk ünite değerlendirme sınavıyla kendini dene.
Sınava başla