Peygamberimizin Çocukluğu

Peygamberimiz dört yaşına kadar Sadoğulları yurdunda sütannesi Halime'nin yanında yaşadı; ardından annesine teslim edildi. Altı yaşındayken annesi ve Ümmü Eymen ile birlikte Medine'ye (o zamanki adıyla Yesrib) gitti, babasının kabrini ziyaret etti. Dönüş yolunda annesi Amine hastalanıp Ebva köyünde vefat etti.

Bunun üzerine Peygamberimiz dedesi Abdülmuttalib'in yanına yerleşti; dedesi büyük sevgi ve şefkat gösterdi. Peygamberimiz sekiz yaşındayken dedesi vefat etti; ölmeden önce onu amcası Ebu Talib'e emanet etti.


Ebu Talib'in Himayesi ve Şam Yolculuğu

Amcası Ebu Talib, Peygamberimize sahip çıkmış; yengesi Fatıma da ona annelik yapmıştır (Peygamberimiz onun için "Annemden sonraki annem." demiştir). Peygamberimiz çobanlık yaparak ailesine ekonomik katkı sağladı.

On iki yaşındayken amcasıyla Şam'a yaptığı ticaret yolculuğunda Busra'da rahip Bahira ile karşılaştı; Bahira, Ebu Talib'e yeğeninin beklenen peygamber olabileceğini ve iyi korunması gerektiğini söyledi, bunun üzerine Ebu Talib yolculuktan vazgeçip Mekke'ye döndü.

"Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olandır. Ben de aileme karşı en hayırlı olanınızım."
(İbni Mace, "Nikâh", 50)


Peygamberimizin Kişisel Özellikleri

Çocukluğunda çevresi tarafından takdir edilen bir kişiliğe sahipti; cahiliye âdetlerine hiç uymadı. Kur'an-ı Kerim'de ahlakı için "Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin." buyrulur. Başlıca özellikleri: merhametli, güvenilir, adaletli, sabırlı, dürüst, vefalı. Zamanını iyi değerlendirir, verdiği sözü mutlaka tutar, insanları ekonomik veya sosyal konumlarına göre ayırmazdı.

Konuyu biraz daha yakından tanıyalım

Peygamberimizin Çocukluğu, yalnızca geçmişte yaşanmış bir olay veya ezberlenecek bir bilgi değildir. Çocukluk Yıllarında Peygamberimiz ünitesindeki bu başlık; doğru davranmayı, insanlara değer vermeyi ve sorumluluklarımızı fark etmeyi öğretir. Olayları incelerken “Ne oldu?”, “Bu davranış neden güzeldi?” ve “Benzer bir durumda ben ne yapabilirim?” sorularını birlikte düşünmek gerekir.

Hz. Muhammed’in (sav) hayatındaki örnekler, küçük görünen davranışların büyük sonuçlar doğurabildiğini gösterir. Güzel söz söylemek, emaneti korumak, sabretmek, paylaşmak ve birinin duygusunu anlamaya çalışmak günlük hayatta uygulanabilecek davranışlardır. Bu nedenle konuyu öğrenirken kişileri ve yerleri tanımak kadar, olayın bize kazandırdığı değeri fark etmek de önemlidir.

Örnek davranışları fark edelim

Peygamberimiz çocukları toplumun kenarında değil, değerli birer birey olarak görürdü. Onlara selam verir, sözlerini dinler, sevincine ortak olur ve yanlışlarını küçük düşürmeden düzeltirdi. Torunları Hasan ve Hüseyin’e sevgisini açıkça göstermesi; çocukların sevgi, güven ve ilgi ihtiyacının önemini ortaya koyar. İbadet sırasında bir çocuğun ihtiyacını gözetmesi de merhamet ile sorumluluğun birlikte yürüyebileceğini gösterir.

Bu örneklik, çocuğa her istediğini vermek anlamına gelmez. Asıl olan; sınır koyarken saygılı olmak, görev verirken yaşını dikkate almak ve hata karşısında öğretici davranmaktır. Ailede ve okulda çocukların düşüncelerini sormak, onlarla göz hizasında konuşmak ve emeklerini takdir etmek bu yaklaşımın günümüzdeki karşılıklarıdır.

Düşün ve uygula

  1. Peygamberimizin Çocukluğu konusunda olayın şartları ile ortaya çıkan davranış arasında nasıl bir bağ vardır?
  2. Bu başlıkta öne çıkan iki değeri belirleyip bunların birbirini nasıl tamamladığını açıklayın.
  3. Aynı ilkeyi bugün aile, okul, dijital ortam veya toplum hayatında uygulamak için somut bir örnek yazın.
  4. Konuyla ilgili bir bilgiyi aktarırken kaynak güvenilirliğini nasıl kontrol edebileceğinizi düşünün.
Mini quiz

Kısa Kontrol

  1. 1. Annesi Hz. Amine'nin vefatından sonra Peygamberimizin dedesi de vefat edince, onu himayesine alan kişi kimdir?

  2. 2. On iki yaşındayken amcasıyla çıktığı Şam ticaret yolculuğunda Peygamberimizle karşılaşan ve onun beklenen peygamber olabileceğini söyleyen rahip kimdir?

  3. 3. Peygamberimiz çocukluğunda cahiliye âdetlerine uymuş, çevresindekiler gibi davranmıştır.

İpucu: klavyede 1–4 ile cevaplayabilirsin