Konu anlatımı
Din
Din, insanın varlığı anlamasını ve hayat tarzını belirlemesini sağlayan inanç, değer ve kurallar bütünüdür. Sözlükte boyun eğmek, itaat etmek, hesaba çekmek, ceza ve mükâfat anlamlarına gelir. Klasik İslam kaynaklarında din kavramı dört farklı anlam grubunda ele alınır:
1. Cevheri'ye göre din: ceza, mükâfat, hüküm, hesap.
2. İbni Manzur'a göre din: üstün gelme, hâkimiyet, vekil kılma.
3. Ragıb İsfahani'ye göre din: itaat, teslimiyet, hizmet, ibadet.
4. Mütercim Âsım Efendi'ye göre din: âdet, yol, kanun, şeriat, mezhep.
Kur'an-ı Kerim'de "din" kelimesi doksan iki yerde geçer ve bu anlamların büyük kısmıyla kullanılır.
Farklı Disiplinlerin Din Tanımları
Felsefe: İnsanın kozmik düzeni ve kendi varoluşunu anlamlandırma çabasıdır.
Psikoloji: İnsanın içinde bulunduğu his veya duygulardır.
Sosyoloji: Toplumun birlik ve beraberliğini güçlendiren bir olgudur.
Antropoloji: Manevi varlıklara olan imandır.
İlmî disiplinlerin din tanımları dinin özünü tam olarak yansıtamaz; her biri dini yalnızca belirli bir yönüyle ele alır. Din; sadece bir düşünce, duygu, toplumsal kurum veya inanışla sınırlandırılamayacak kadar bütüncül bir gerçekliktir.
Kısa Kontrol
1. Kur'an-ı Kerim'de "din" kelimesi kaç yerde geçer?
2. Dini "toplumun birlik ve beraberliğini güçlendiren bir olgu" olarak tanımlayan disiplin hangisidir?
3. Farklı disiplinlerin din tanımları dinin özünü tam olarak yansıtır ve dini yeterince kapsar.
Din, Felsefe ve Bilim
Din, felsefe ve bilim; insanın kendisini, çevresini ve evreni anlamlandırma çabasında önemli bir rol üstlenir. Din, insanın manevi ihtiyaçlarını karşılar ve ahlaki hayatın temelini oluşturur. Bilim, gözlem ve araştırma yoluyla evrendeki fiziksel düzeni açıklar. Felsefe ise bu verileri akıl ve mantık süzgecinden geçirerek "varlık-bilgi-değer" alanlarında düşünce dünyasını zenginleştirir. Din ve bilim kendi kaynaklarından bilgi ortaya koyarken felsefe bunu düşünsel sorgulama yöntemiyle analiz eder.
Felsefi bilgi, düşünürün yaşadığı toplumun, tarihin ve kültürün izlerini taşır; bu nedenle mutlak anlamda objektif bir geçerliliğe sahip olamaz. FilozofFelsefe ile uğraşan ve felsefenin gelişmesine katkıda bulunan kimselar bilgi, ahlak, toplum, evren gibi konuları araştırıp varlık hakkında teori ortaya koyar.
İslam Düşüncesinde İlim
Hz. Muhammed'e (sav) gelen ilk ayetler insandan aklını ve duygularını doğru kullanmasını istemiş, Müslümanları düşünmeye ve sorgulamaya teşvik etmiştir. Fethedilen coğrafyalardaki felsefi birikimin tercüme edilmesi de İslam dünyasında felsefi düşüncenin gelişmesini sağlamıştır.
"...Rabbim! İlmimi artır de."
(Taha suresi, 114. ayet)
Hz. Peygamber'in vefatından sonra Müslüman âlimler, Kur'an ve sünneti kaynak edinerek yeni düşünceler geliştirmiş; bu süreç İslam medeniyetinin oluşmasına katkı sağlamıştır. Emeviler Dönemi'nde başlayan tercüme faaliyetleri ve Beytülhikme gibi kurumlar sayesinde Müslüman âlimler matematik, mantık, fizik, kimya, astronomi gibi fen bilimlerinin yanı sıra tefsir, hadis, kelam gibi dinî ilimlerde de önemli eserler vermiştir.
| Eğitim Kurumu | İşlevi |
|---|---|
| Cami / Mescit | İbadetin yanında eğitim, elçi kabulü, aşevi gibi çok amaçlı hizmet verir; ilk eğitim Suffe'de verilmiştir. |
| Mektep | Çocuklara okuma-yazma ve dinî eğitim verilen ilk eğitim kurumu |
| Medrese | Cami/mescit eğitiminin ileri düzeyi; bugünkü üniversite seviyesindedir (örn. Nizamiye Medresesi) |
| Darülkurra | Kur'an-ı Kerim'i uzmanlık seviyesinde okumayı öğreten kurum |
| Darülhadis | Hadis eğitiminin verildiği kurum |
| Beytülhikme / Rasathane | Tercüme, felsefe, pozitif bilimler ve gök gözlemleri yapılan ilim merkezleri |
Kısa Kontrol
1. Din, felsefe ve bilim ilişkisinde felsefenin rolü nedir?
2. Bağdat'ta kurulan, başlangıçta tercüme merkezi olarak faaliyet gösteren, zamanla felsefe ve pozitif bilimler merkezi hâline gelen kurum hangisidir?
3. Felsefi bilgi, ortaya çıktığı toplumun, tarihin ve kültürün izlerini taşıdığı için mutlak anlamda objektif değildir.
Din ve Sanat
Sanat, insanın gözlem, deneyim ve uygulama yoluyla elde ettiği bilgi ve becerilerini estetik bir biçimde ortaya koymasıdır; özgünlük, düzen, ahenk ve amaçlılık sanatın önemli özellikleridir. Sanat eseri, izleyende/dinleyende estetik denilen güzel bir duygu bırakır.
Evrendeki güzellik, uyum ve düzen Allah'ın (cc) güzel isimlerinin bir yansımasıdır. Cemal ismi hem O'nun mutlak güzelliğini hem de evrendeki güzellikleri içerir. İnsan, evrendeki güzellikleri izleyerek estetik bir tecrübe yaşar ve bu tecrübe sonucunda maddi güzelliklerden ilahi güzelliğin sahibi Allah'a ulaşabilir. Allah'ın yaratımından ilham alan sanatçı da eserini düzen ve ahenk içinde oluşturur.
Yaratma-Sanat İlişkisi ve Esmayıhüsna
Bâri: Yaratan; maddesi ve modeli olmadan icat eden, evrenin bütün parçalarını ahenksizlik ve düzensizlikten uzak olarak meydana getiren.
Musavvir: Bir şeye şekil ve özellik veren.
Bir sanatçının eseri ile Allah'ın yaratması arasında temel bir fark vardır: sanatçı var olan malzemeyi biçimlendirirken, Allah (cc) yoktan yaratır (Bâri) ve dilediği şekli verir (Musavvir). Kur'an-ı Kerim'in edebî yönden mucizesi de, indirildiği dönemin şiir ve edebiyatına meydan okuyan üslubuyla bilinir; Kur'an yalnızca doğru ve faydalı olanı değil, güzel olanı da kendi edebî ve sanatsal üslubuyla ortaya koyar.
Kısa Kontrol
1. Evrendeki güzelliğin ve uyumun Allah'ın isimlerinden hangisinin bir yansıması olduğu ifade edilir?
2. "Maddesi ve modeli olmadan icat eden, evreni ahenksizlik ve düzensizlikten uzak yaratan" anlamındaki esma hangisidir?
3. Sanat eserinde özgünlük, düzen, ahenk ve güzellik önemli özellikler arasında yer alır.
Kur'an'dan Mesajlar
Al-i İmran Suresi 190-191. Ayetler
"Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde aklıselim sahipleri için gerçekten açık ibretler vardır. Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her vakit) Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler:) Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru!"
(Al-i İmran suresi, 190-191. ayetler)
Ayetlerin Mesajı
Bu ayetler, Al-i İmran suresinde verilen mesajları özetler niteliktedir. Göklerin-yerin yaratılışı ve gece-gündüzün oluşumunda akıl sahipleri için ibretler olduğu belirtilir. Ayetler insanı evren üzerinde düşünmeye teşvik eder: insan sadece bakmakla kalmaz, gördüklerinden ders çıkarır ve bunu imanıyla ilişkilendirir.
Sureden Çıkarabileceğimiz Mesajlar:
Aklıselim sahipleri, evrendeki düzenden ibret alıp Allah'ı her hâlde (ayakta, otururken, yatarken) anar.
Evrende hiçbir şey boşuna, amaçsız yaratılmamıştır.
Tefekkür (derin düşünme), insanın kalbinde daha güçlü bir iman oluşturur ve ahiret bilincini pekiştirir.
Kısa Kontrol
1. Al-i İmran suresi 190-191. ayetlere göre aklıselim sahipleri evrendeki yaratılışı nasıl karşılar?
2. Al-i İmran suresi 190-191. ayetlerin surenin genelindeki konumu nasıldır?
3. Ayetlere göre Allah, gökleri ve yeri boşuna, amaçsız yaratmıştır.